| |
15.05.2007
İstanbul Şehiriçindeki Karayolu Tünellerinin
Değerlendirilmesi
İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığınca, çoğunluğu şehrin Avrupa Yakasındaki yoğun
yerleşim alanları içinde olmak kaydıyla, toplam yaklaşık
67 km. uzunluğunda karayolu tünelleri yapılması konusu gündeme
getirilmiştir. Henüz, şehir planı üzerinde bir çizgiden ibaret
olan bu tünellerin avan proje, kesin proje veya uygulama
projesi seviyesinde projeleri olmadığı gibi, bunlar yapıldığında,
şehiriçi karayolu ulaşımı üzerinde olabilecek etkileri de
yeterince incelenmiş ve değerlendirilmiş değildir. Sözkonusu
tünellerin Dolmabahçe - Dolapdere – Kağıthane arasında olan
bölümü ihale edilmiş olup yapımı devam etmektedir. Özellikle
şehiriçinde yer alan yoğun trafikli uzun tünellerin işletilmesi
ve tünel güvenliğinin sağlanması konusu, bugün, dünyada en
çok tartışılan ve güvenlik standartları yeniden tarif edilmeye
çalışılan bir husustur.
Şehrin merkezinde, diğer ulaşım modlarıyla ilişkileri
ve bütünlüğü sorgulanmamış, gerekli planlama ve projelendirme
safhalarından geçirilmeden alınan kararlar ile, yapıldığında
meydana gelebilecek işletme ve çevre problemleri ile geri
dönülmez sorunlara yol açabilecek bir anlayışla tünel yapılmasına
son verilmesi gerekmektedir. Tünellerin giriş ve çıkış noktalarındaki
yollar üzerinde teşkil edilecek kavşakların yetersizlikleri
ve cazibe nedeniyle, buralara yönelecek trafiğin, zaten yetersiz
olan bu bağlantı yollarını bloke etmesi kaçınılmazdır. Tünelden
çıkışlardaki geometrik yetersizliklerin tünel içindeki trafik
için yaratacağı olumsuzluklar da hesaba katılması gereken
önemli hususlardandır.
Bunlara karşılık; ulaşım altyapısı bakımından
yetersiz, yoğun yerleşim dokusuna sahip olan Boğazın Avrupa
yakasındaki Bebek, Arnavutköy, Ortaköy, Beşiktaş, Dolmabahçe
ile Kasımpaşa, Fatih, Fındıkzade, Cerrahpaşa gibi semtlerin,
toplu taşımaya yönelik bir ulaşım altyapısı ile irtibatlanması
son derecede yararlı olacaktır. Topografik durum, istasyon
yerleri, yerleşim dokularının yoğunluğu, ulaşım talebinin
yüksekliği, bu hat üzerinde eğlence alanları ve büyük sağlık
tesislerinin mevcudiyeti; bu şehirde, Boğazın Avrupa Yakası
– Haliç – Marmara Sahili arasında, yeraltından bir raylı
sistem altyapısı oluşturulmasını gerekli kılmaktadır. Yeni
karayolu yapımının mümkün olmadığı bu kesimlerde; hem deniz,
hem karayolu, hem de diğer raylı sistemlerle irtibat sağlayacak
bu sistemin gerçekleştirilmesi, kaynakların doğru ve yerinde
kullanılması ilkesi bakımından da gerçekçi olacaktır. Keza
İstanbul topografyası ve şehir yerleşimi; ulaşım modlarının
entegrasyonu ve buna bağlı olarak tek biletli aktarmalı yolculukların
gerçekleştirilmesi yönünden geniş imkanlar sunmaktadır.
Sonuç olarak; hiçbir detaylı çalışma ve ulaşım
bütünlüğü oluşturulmadan ortaya konulan şehiriçi karayolu
tünelleri projesi yeniden gözden geçirilmeli, bu aşamada
yeni bir yapım ihalesi gerçekleştirilmemelidir. Buna bağlı
olarak, şehrin ihtiyacına yönelik olarak yukarıda ifade edilen
raylı sistem projeleri ile beraber, şehrin tamamını kapsayacak,
entegre bir toplu ulaşım sisteminin planlanarak bir an önce
hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.
Saygılarımızla
Dr.H.Tahsin ÖNALP
Bayındırlık Eski Bakanı, Karayolları Eski Gn.Müd.
Vecdi Diker Grubu a.
Başkan
|
|